Gündem 9 Temmuz 2014, 12:03

Monşer demek azizim demek

Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ‘Monşer’ nitelemesiyle ilgili olarak, “Monşer kelimesini bilmeyenlere bir ufak dipnot vereyim. Monşer demek ‘azizim’ demek. Bana ‘azizim’ dedilerse çok müteşekkirim” dedi.

Monşer demek azizim demek

Dün sabah Kadıköy Salı Pazarı’nı gezen İhsanoğlu’na vatandaşlar ve pazarcılar yoğun ilgi gösterdi. İhsanoğlu, daha sonra Marmaray ile Yenikapı’ya geçmeden önce gazetecilere özetle şunları söyledi:

COŞKUNUZDAN MUTLUYUM

“Halkın, sizlerin büyük coşkunluğu karşısında çok mutluyum. Şunu anlıyorum ki, halkta bir değişim talebi var. Farklı bir demokratik alternatif arayışı var. Halkın demokrasi anlayışına herkes saygılı olmalı. O bakımdan bugünkü (dün) kısa Salı Pazarı ziyaretimiz çok şeyler söylüyor. Sade vatandaşın, emeklilerin, gençlerin, orta yaşlıların, erkeklerin, özellikle kadınların söyledikleri beni çok duygulandırıyor. Eminim ki kadınlarımız demokrasi imtihanında en üst sınıfa geçmişlerdir ve en yüksek puanı bizim kadınlarımız alacaktır. Siz halkın yüksek sesle neler söylediğini açık açık dinlediniz. O benim için yeterlidir.

MARMARAY’A MİNNETTARIZ

Marmaray, Türkiye’nin, İstanbul’un rüyalarından birisiydi. Bu rüya gerçekleşmiştir. Bu projeye katkısı olan devlet adamları, bürokratlar, teknokratlar bunu yapan Türk mühendisleri, işçileri ve İstanbul halkına teşekkür ediyorum. Marmaray’ın 99’dan itibaren hikayesini yakından takip ediyorum vatandaş olarak. Sayın Demirel’in cumhurbaşkanlığı zamanında rahmetli Bülent Ecevit’in başbakanlığı zamanında Sayın Devlet Bahçeli’nin başbakan yardımcılığı zamanında proje başlamıştır. 2001 senesinde yakın dostum Prof. Dr. Enis Öksüz’ün de ulaştırma bakanlığı zamanında ilgili çalışmalar başlamıştır. 29 Ekim’de geçtiğimiz sene Cumhuriyet Bayramı’nda Sayın Başbakanımız tarafından açılmıştır. Bu projeye katkısı olan herkese minnettarız. Herkese müteşekkiriz. Türkiye’nin bunun gibi büyük projelere ihtiyacı vardır.

HÜKÜMETİ YÖNETEMEZ

(Ankara’da) Lütfen Anayasa’yı açınız okuyunuz. Ben sözümü söyledim. Anayasa’nın 104’üncü maddesi cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini sayar. Yasa diyor ki, devletin başıdır. Mevcut anayasayla seçileceksiniz. Ben onu beğenmiyorum, yeni anayasa getirdim bu anayasaya göre. Olur mu öyle şey. O zaman bunun adı başka bir şeydir. Devlet kurumları arasındaki çalışmayı, işleyişin uygun olmasını uygular. Bunun arkasında önünde, altında hükümeti yönetir diye bir şey yok.

YOL YAPMAZ, YOL GÖSTERİR

Devletin kurumları; hükümet, Meclis, yargı, Devlet Denetleme Kurulu. Bunların arasında uyum sağlar. Bunun içerisinde köprü yapmak, yol yapmak değil yol göstermek var. Hükümetleri teşvik etmek var. Hükümetin dikkatini halkın arzularını getirir. Onların takipçisi olur. İcra yerine kendisini koyamaz. Başbakana talimat veremez. Türkiye bunun yanlışlıklarını gördü.

28 ŞUBAT KURBANIYIM

Başörtüsü dini vecibedir. Benim annem de öyleydi. Bu memlekette kızlarımız başını kapatmak istediği zaman çok karşı çıkan oldu ve Türkiye burada çok acılar yaşadı. Ben 28 Şubat döneminde kızlarımızın derse girme konusunda destek verdim. İstanbul Edebiyat Fakültesi’nde Bilim Tarihi Profesörü olarak yanlarında durdum. Ben bunun için 28 Şubat’ın kurbanı oldum. Bana haksızlıklar yapıldı. Mağdur edildim ve 10 sene erken ayrılmak durumunda kaldım.”

Salı Pazarı selfie’si

Ekmeleddin İhsanoğlu Salı Pazarı gezisinde, tezgahlarında müşteri bekleyen pazarcılarla teker teker tokalaştı. Pazara alışverişe gelen ve çoğunluğu kadınlardan oluşan kalabalık da İhsanoğlu’na yoğun ilgi gösterdi. İhsanoğlu ve CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, vatandaşlarla selfie çektirdi. Marmaray’la geldiği Yenikapı’da, İstanbul’da toplu ulaşımı sağlayan İstanbulkart’ını çıkaran ve “Vapuru, metrobüsü, bazen de otobüsü bu kartla kullanıyorum” diyen İhsanoğlu’na görevliler turnikeleri açtı. Daha sonra Ankara’ya geçen İhsanoğlu, DİSK Genel Başkanı Kani Beko ile bir araya geldi.

 

Yazar Bilgileri

Reyiz mirccet@gmail.com
Özgür yazarlar topluluğu

Yorum Yap