Gündem 23 Temmuz 2014, 16:51

Obama’yla görüşemiyoruz

Başbakan Tayyip Erdoğan, ABD’nin Mısır’a, Suriye’ye ve Filistin’e yönelik yaklaşımını anlayamadığını belirterek, “Ne yazık ki Obama ile görüşemiyoruz” dedi.

Önceki gün ATV’de yayınlanan “Başbakan’la Gündem Özel” programına katılan Erdoğan, “Biden (ABD Dışişleri Bakanı) ile Irak meselesinde görüşüyoruz. Ben Sayın Cumhurbaşkanımıza söyledim ‘Bir de siz arayın, şu konuyu Sayın Obama ile bizzat siz görüşün’ diye. Aramak istedi ama netice ne oldu bilmiyorum. Biden beni arıyor, ben onu arıyorum. Bu süreç içerisinde ben adalet beklerim” diye yanıtladı. Dünkü Ak PartiGrubu’nda da Filistin atkısı ile kürsüye çıkan Erdoğan, özetle şunları söyledi:

VAY GAFİL, ŞEREFLİ OLUN

-Gezi’de başaramadıklarını, 17 ve 25 Aralık’ta, 30 Mart’ta başaramadıklarını şimdi 10 Ağustos’ta başarmaya çalışıyorlar. İsrail zulmüne ses çıkarmayacak, Gazze için sesini yükseltmeyecek, dengeleri gözetecek, sessiz, tepkisiz bir cumhurbaşkanı ile Türkiye’yi susturmak, sindirmek istiyorlar. Türkiye’nin de İsrail için nöbet tutmasını istiyorlar. İsrail’e nöbetçi hükümet, nöbetçi cumhurbaşkanı çıkarmak için yapılan tüm tuzaklara göğsümüzü siper edeceğiz. Bunların hesaba katmadıkları nokta Türkiye eski Türkiye değil, gündem dayatamazsınız. Biz susarsak, biz susturulursak bilin ki kaybeden sadece Gazze değil, kaybeden Türkiye’nin bağımsızlığı olacak. Onun için susmayacağız.

-(‘Türkiye, İsrail’e jet yakıtı satıyor’ iddialarıyla ilgili) Dürüst olun dürüst. Zaten çıkınınızda tek şey var, yalan, iftira, takiye… Siz busunuz. Enerji Bakanım kaç kez açıkladı. Böyle bir şey söz konusu değil. Ama bunlar öyle ciddi anlamda yalanı meslek edinmişler ki. Buraya İsrail’in uçağı gelir, havalimanından kendi yakıtını alır, bu her ulus için gittiği ülkelerde, bakımını yaptırır, yakıtını alır ve yoluna devam eder. Bunu İsrail’e jet yakıtı vermek olarak takdim ediyorsanız, ona söyleyecek bir şey yok. Aynı şekilde 40’a aşkın uçağımızda her hafta Tel Aviv’e gidiyor. Onlar da orada yakıtını alıyor. Duyguların egemen olduğu değil, aklın, ilmin, tecrübenin, deneyimin egemen olması gereken bir dünyada yaşıyoruz. Çıkmış Kılıçdaroğlu ne diyor, Kürecik’teki radar İsrail’e bilgi veriyormuş. Vay gafil, bu ne cehalet. Omurgalı olun omurgalı, şerefli olun şerefli, ecdadınız gibi dik durun, dik durmayı öğrenin. Bir NATO üyesi olmamız hasebiyle talebimiz üzerine, bizim savunmamızda kullanılmak üzere buralara getirilmiş radarlardır ve füzelerdir. Bunu bilmeyecek kadar cahil. Kaldı ki İsrail’in zaten böyle bir şeye ihtiyacı yok çünkü onun haber alma kaynakları çok daha farklı. CHP, İsrail’e tek bir söz söylemiyor sabah akşam hükümete iftira atıyor. Anamuhalefet partisinin genel müdürü Kürecik’teki radarın ne işe yaradığını nasıl çalıştığını bilmez mi? Bir insan kendi ülkesine bu kadar Fransız olur mu? Cehalet paçalarından akıyor. İsrail zulmünü örtmek adına kendisini rezil etmekten bile kaçınmıyor.

İSRAİL ALEYHİNE YAZAMIYORLAR

Dikkat edin bu iftiraları İsrail, İsrail medyası gündeme taşımıyor, dalkavuk ve satılmış medya, dalkavuk ve satılmış kalemler gündeme taşıyor. Pensilvanya’daki zat çıkmış Gazze için taziye yayınlıyor. Haberiniz oldu değil mi? O taziyede kendi ülkesini eleştiriyor. Ama efendisi İsrail’e bir tek laf söylemiyor. Yazıklar olsun. Pensilvanya medyası İsrail aleyhine, efendileri aleyhine tek cümle yazamıyor. Sabah akşam hükümete iftira atıyorlar.

Paralel operasyon sıçrar mı: Görünen o

DÜNKÜ grup toplantısından sonra kuliste gazetecilerin 22 ilde Paralel yapıya ilişkin operasyonla ilgili sorularını yanıtlayan Başbakan Erdoğan, “Şu anda yargının kararını görmeden bir şey söyleyemem. Yargı biliyorsunuz bu isimlerin toplanmasına ve ondan sonra tabii ki gerek savcılık süreci gerekse mahkeme süreci devam edecek. Şu anda biz de izlemedeyiz. Neler çıkacak bunların hepsini göreceğiz” dedi. Bir gazetecinin, “Paralel yapı temizliği yorumları var Emniyet’te. Başka alanlara sıçrayabilir mi?” sorusu üzerine Erdoğan, “Görünen o tabii tabii” yanıtın verdi.

Kılıçdaroğlu görüntüsü izletti

AK Parti’nin dünkü grup toplantısında önce dönemin SSK Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu’nun da konuk olduğu gazeteci Savaş Ay’ın A Takımı programının arşiv görüntüleri izletildi. Erdoğan ise Kılıçdaroğlu’nun “SSK hastanelerinin durumundan ben de şikâyetçiyim. SSK politikaları iyi yönlendirilmemiş, bu politikaları yönlendiren bürokratlar değil” sözlerine de yer verilen görüntüleri şöyle değerlendirdi: “Bu süreç içinde Sayın Çağan’ın (dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı İbrahim Nami Çağan) da o dönemin bakanı olarak açıklamalarını duydunuz. O acı, o çirkin, sağlığı tehdit eden tablonun, hiçbir sorumlusu yok. Bakan, ‘Sorumlu değilim çünkü geçmişten böyle gelmiş’ diyor. Genel Müdür zaten hiç sorumlu değil, sadece sırıtıyor, her zamanki pişkinliğiyle. Sorumlu değil, sen genel müdürsün. O hastanelerin tuvaletlerinin hali, vatandaşın yattığı yerin hali, kuyrukların hali ne? Vatandaşa ‘Bugün git yarın gel’ bunun hali ne? Böyle bir tavır, yaklaşım olabilir mi? Biz bunu yaşadık ama bu denli, bunun ileri gittiği noktasında inanın benim bile farkında olmadığımı şimdi daha yakından hissettim. Bunlar hep eski Türkiye’nin görüntüleridir.”

Yazar Bilgileri

Reyiz mirccet@gmail.com
Özgür yazarlar topluluğu

Yorum Yap